Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında

2010 yılında İstanbul’da düzenlenen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 10.Zirve Toplantısı" sırasında TÜRKSOY tarafından önerilen “Türk Dünyası Kültür Başkenti” uygulaması oy birliği ile kabul edilmiştir. Bu karar doğrultusunda 2011 yılında  “Astana 2012 Türk Dünyası Kültür Başkenti” seçilerek  yürürlüğe girmiş ve 2013 yılı için Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak Eskişehir seçilmiştir. 2012 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti olan Astana 24 Şubat 2012 Açılış Galası ile başlattığı etkinliklerini, 30 Kasım 2012 Kapanış Töreni ile Türk Dünyası Kültür Başkenti bayrağını Eskişehir'e devretti.


Türk Dünyası Kültür Başkenti uygulamasının amacı;


-Türk dili konuşan halklar ve ülkeler arasında dostane ilişkiler kurarak, ortak Türk kültürünü, dilini, tarihini, sanatını, gelenek ve göreneklerini araştırarak ortaya çıkarmak, geliştirmek, korumak, gelecek kuşaklara aktarmak ve kalıcı kılmak.
-Bilimsel, kültürel, sanatsal araştırma, inceleme ve etkinlikler yaparak, kültürel birliği ve dayanışmayı sağlamaya çalışırken dünya barışına, uygarlığına, bilime ve sanata katkıda bulunmak.
-Türk kültürünün sevgi, hoşgörü ve akılcılık ilkelerine dayandığının bilinci içinde, Türk kültürünün uluslararası düzeyde benimsenmesine, yaygınlaştırılmasına çalışmak, bu yolda uygarlığa, dünya barışına ve insan haklarına hizmet etmek.
-Türk dünyası halklarının ortak geçmişini, tarihini, dil ve edebiyatını, kültür ve sanatını bir bütün halinde ele alan bilimsel araştırmaları güçlendirmek.
-Ulusal tarihi, ana dili, edebiyatı, kültür ve sanatı, gelenek ve görenekleri gelecek kuşaklara aktarmak için ortam hazırlamak.
-Uluslararası ilişkilerde yeni dengelerin kurulmasını göz önüne alarak, bölge ve dünya çapında yeni kültürel yapılaşmayı desteklemek amacıyla Türk Dünyası Kültür Başkentliği oluşturuldu.

ESKİŞEHİR 2013 TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKENTİ KOORDİNASYON KURULU HEDEFLERİ


-Türk kültür mirasının tarihle eş geçmişini, çeşitliliğini, zenginliğini yaygınlığını, intibak kabiliyetini ve geçerli olduğu geniş coğrafya içindeki müştereklerini ortaya koymak,
-Türk kültür miraslarını sahibi ile buluşturup, onları mirasla hem hal kılmak ve mirasın bir parçası haline getirmek,
-Türk dünyasında yaşayanların birbirlerini daha iyi ve daha doğru tanımalarını, birbirlerine muhabbetlerinin artmasını sağlamak,
-Türk dünyası mensuplarının kültür mirasını daha da çeşitlendirip zenginleştirmelerini, uluslararası kabul ve takdir derecesini yükseltmelerini ve gelecek nesillere aktarmalarını temin edecek kapasite ve kabiliyeti arttırmalarını sağlamaktır.


SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS (SOKÜM) NEDİR?


Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü olan UNESCO, 17 Ekim 2003 tarihli 32. Genel Konferansı’nda Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesini kabul etmiştir. Sözleşme’nin ikinci maddesi Somut Olmayan Kültürel Miras’ı şu şekilde tanımlamaktadır:
“Somut Olmayan Kültürel Miras” toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekânlar anlamına gelir. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu somut olmayan miras, toplulukların ve grupların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerine bağlı olarak, sürekli biçimde yeniden yaratılır ve bu onlara kimlik ve devamlılık duygusu verir; böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunur. İşbu sözleşme bağlamında, sadece, uluslararası insan hakları belgeleri esaslarına uyan ve toplulukların, grupların ve bireylerin karşılıklı saygı gereklerine ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine uygun olan somut olmayan kültürel miraslar göz önüne tutulacaktır.
Sözleşmenin aynı maddesinin 2. fıkrası Somut Olmayan Kültürel Mirasın belirdiği alanları şu şekilde tanımlamaktadır:
Somut olmayan kültürel mirasın aktarılmasında taşıyıcı işlevi gören dille birlikte sözlü gelenekler ve anlatımlar
Gösteri sanatları
Toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler
Doğa ve evrenle ilgili uygulamalar
El sanatları geleneği
Sözleşme, bu alanlarda beliren mirasın araştırılmasını, derlenmesini, arşiv ve dokümantasyon merkezlerinin oluşturulmasını, müzelerinin kurulmasını, öğretim kurumlarında ders olarak okutulmasını, kitle iletişim araçlarında olumlu kültür değerleri olarak yer verilmesini ve kuşaklar arasında ortaya çıkan kopuklukları giderecek tarzda etkin biçimde değerlendirilmesini, temel amaçlar ve eylem planları arasında görmektedir.
Sözleşmenin 13. maddesi, somut olmayan kültürel mirasın ulusal ölçekte korunmasına işaret ederken, devlet içinde kurumlaşmaların özendirilmesini ve basın yayın organlarında somut olmayan kültürel mirasa belli bir kota ayrılmasını istemektedir. Sözleşmenin 14.maddesi, somut olmayan kültürel mirasın ilkokuldan başlayarak bütün eğitim kurumlarında ders olarak okutulmasını öngörmektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 14.07.2004 tarihli 5225 sayılı “Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu” somut olmayan kültürel miras kavramını tanımlamakta, bu mirasın halk bilimi inceleme alanını oluşturduğunu vurgulamakta ve kültür yatırımları alanındaki önceliğini ortaya koymaktadır.
Sözleşme, TBMM’nin 19.01.2006 tarihli oturumunda oy birliği ile kabul edilmiş ve Türkiye taraf olmuştur. “Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” (No: 5448) 21 Ocak 2006 tarih ve 26056 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Konuyla ilgili belgeler 23.03.2006 tarihinde UNESCO Genel Müdürlüğüne verilmiş ve böylece Türkiye’nin sözleşmeye taraf olma süreci tamamlanmıştır.
27-29 Haziran 2006 tarihlerinde Fransa’nın başkenti Paris’teki UNESCO Genel Müdürlüğünde toplanan Taraf Devletler Genel Kurulu’nda Türkiye, Sözleşmenin Yönetim Kurulu niteliğindeki Hükümetler arası Komite ’ye seçilmiştir. Türkiye, 2010 yılında biten komite üyeliğinde Milli Komisyonumuzun ve Somut Olmayan Kültürel Miras Komitemizin Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz tarafından temsil edilmiştir.
Sözleşmeye 1 Mart 2012 tarihi itibariyle 142 devlet taraf olmuştur.


ESKİŞEHİR 2013 TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKENTİ TEMASI


Tema : Göç
Hedef Kitle : Birinci derecede 08-18 ve ikinci derecede 18-30 yaş grubudur.
Alan : Türk Kültür Miras’ının halen yaşadığı coğrafya


Müşterek biz duygusunun yaygın ve kuvvetli biçimde yaşanması için etkinliklerde "Selçuklu çizgisi" vurgulanmıştır.